KoçSistem Yayınları

 

  • Çevik Şirket


    Kurumsal bilişim alanında yeni bir paradigmaya doğru gidiyoruz. Bulut bilişim, mobil teknolojiler, sosyal medya, video ve büyük veri, her şeyi olduğu gibi, modern iş dünyasını da değiştiriyor. Hızla dijitalleşen, hiper-bağlantılı bir dünyada değişimi anlamak, ayak uydurmak ve öncü konuma geçmek hayati önem taşıyor.
    Geçtiğimiz yıl sizlere sunduğumuz Jeremy Rifkin’in Sıfır Marjinal Maliyet Toplumu, “Nesnelerin İnterneti ve İşbirliği Çağı”nın başladığını ilan ediyordu. Çevik Şirket bu yeni çağda nasıl yol alacağımızı gösteriyor.
    Heisterbeg ve Verma, sürdürülebilir değer yaratmanın yeni enstrümanlarını nasıl kullanacağımızı, ezber bozan iş modelleriyle rekabete nasıl yeni bir soluk getireceğimizi gösteriyorlar. Gerçek dünyadan örneklerle yeni stratejik yaklaşımlar için gerçekçi bir tablo çiziyorlar.
    Fırsat ve riskleri, daha ortaya çıkmadan öngörmeyi sağlayan, işbirliğine dayalı inovasyon, kurumsal çevikliğin tanımı olarak karşımıza çıkıyor. Bu da ancak kurumsal bir uygulamayla mümkün. Kurumsal ekosistem mimarisi yaklaşımıyla Heisterberg ve Verma, dijital değer zincirleri yaratabilmek için şirketimizi nasıl daha çevik hale getireceğimizi anlatıyorlar.
    KoçSistem olarak 1945 yılından bu yana, işe değer katacak teknolojiler yaratmak öncelikli hedefimiz olmuştur. Yenilikçiliği kurum kültürümüz kabul ediyor, müşterilerimizin mevcut ihtiyaçlarını karşılayacak çözümlerin yanı sıra, geleceğe dönük çözümler de sunuyoruz.
    Çevik Şirket, dijital dönüşümde hızla yol almamızı sağlayacak yeni araçlar sunuyor.
    Yepyeni bir çağda, yepyeni araçlarla, hep birlikte yükseleceğimiz bir dünya temennisiyle…

    Yazarlar Hakkında
    Alakh Verma, merkezi ABD’nin Kaliforniya eyaletine bağlı Redwood Shores’da bulunan Oracle USA şirketinin Platform Teknolojileri Çözümleri bölümü çatısı altında faaliyetlerini yürüten Ürün Geliştirme biriminin müdürüdür. İleri teknoloji sektörü ve akademi kariyeri yirmi yıldan fazladır. Verma, küresel iş ortakları ekosistemleri arasında yeni teknolojilere dayalı çözüm ve hizmetlerin geliştirilmesinde öncülük etmekte, bulut bilişim, sosyal medya, büyük veri ve kestirimsel analizin IT trendlerinde yaratacağı büyük kırılmaları öngörmek için mesai harcamaktadır.
    Rodney Heisterberg, Notre Dame de Namur Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde mastır öğrencilerine ders vermektedir. Sanal işletmelerde stratejik karar verme süreçlerini destekleyen bilgi teknolojileri uzmanlık alanıdır. Kendisi aynı zamanda Rod Heisterberg Associates şirketinin yönetici ortağıdır ve uzmanlık alanına özgü öğretileri, IT sektörü şirketleri ve IT hizmetlerinden yararlanan kullanıcılardan oluşan müşterilerine uyarlamaktadır.

  • Sıfır Marjinal Maliyet Toplumu


    Teknolojinin, dönüştürücü etkisinin katkısıyla hayatımıza girecek olan geleceğin ekonomik sistemi… Günümüzün en tanınmış toplum düşünürlerinden Jeremy Rifkin’in, “hazırlanın” uyarısı yaptığı yepyeni bir dönemin en kısa tanımı: “İşbirlikçi Ortak Kaynaklar…”Erişim Çağı, Empati Uygarlığı ve Üçüncü Sanayi Devrimi kitaplarıyla son yıllarda dünya çapında ilgi uyandırmış bir yazar ve araştırmacı olan Jeremy Rifkin,
    Sıfır Marjinal Maliyet Toplumu adını verdiği bu son eserinde, teknolojinin gelişimi ile yaşanan değişimin ekonomideki etkilerini tüm boyutlarıyla ve evrensel bir anlatı altında birleştirerek inceliyor.Sıfır Marjinal Maliyet Toplumu’nda, İletişim İnterneti ile yükselmekte olan Enerji İnterneti ve Lojistik İnterneti’nin yirmi birinci yüzyıla yakışan akıllı bir altyapıda, diğer bir deyişle Nesnelerin İnterneti üzerinde, nasıl bir araya geldiklerini açıklıyor. Fakat yazarın asıl amacı, bu birlikteliğin yeni teknolojiler eşliğinde; üretkenliğin artacağı, birçok mal ve hizmetin marjinal maliyetinin sıfıra yakın seviyeye ineceği hatta çoğu mal ve hizmetin neredeyse bedelsiz verildiği, kâr olgusunun tarih olduğu ve pazarda bolluğun yaşandığı yeni bir ekonomik sisteminin koşullarını yaratacağı tezini doğrulamak.

    Nesnelerin İnterneti ile birlikte yeni ve akıllı bir altyapı, Wi-Fi gibi bölgeden bölgeye, kıtadan kıtaya düğümler halinde yayılıyor ve muazzam bir küresel ağ üzerinde toplumun bireylerini birbirine bağlıyor. Türümüz, bu sayede tarihte ilk defa tek bir aile gibi empati kurup sosyalleşmeye başlıyor: İnternet üzerinden küresel dersliklerde ders görüyor. Sosyal mecralar üzerinden dünyanın dört bir tarafındaki arkadaşlarıyla sosyalleşiyor, milyonlarca kişiyle iletişim kurabiliyor. Evini, kıyafetlerini ve akla gelebilecek hemen her türlü eşyasını İletişim İnternetinde paylaşıyor. Enerji İnterneti ile yeşil elektriğini kendi üretebiliyor. Gelişmekte olan Lojistik İnternetinde araba, bisiklet ve toplu ulaşımı paylaşıyor. Bu süreç, insanoğlunun serüvenini sınırsız ve koşulsuz maddi büyümeye tabi olmaktan sürdürülebilir ekonomik kalkınmaya taşıyor. Buna, insan ruhundaki bir değişim de eşlik ediyor; insanlık, biyosfer bilincine ve İşbirliği Çağı’na terfi ediyor.

    Okuyucusunu, teknolojinin hızıyla dönen dünyada, geleceğin ekonomik sistemi ne olacak sorusuyla keyifli bir yolculuğa çıkaran Sıfır Marjinal Maliyet Toplumu kitabının, Türk iş dünyasına farklı bakış açıları getirmesi ve tüm okurlarımıza ilham vermesi dileğiyle…

    Yazar Hakkında:
    Jeremy Rifkin; Amerikalı ekonomik ve sosyal teorist, yazar, konuşmacı, politik danışman ve aktivisttir. Aynı zamanda Ekonomik Trendler Derneği başkanıdır. Bilimsel ve teknolojik gelişmelerin ekonomi üzerindeki etkisi hakkında çok satanlar listesinde liste başı olmuş 20 kitabın yazarıdır. Kitapları 35’ten fazla dile çevrilmiş ve üniversitelerde ders kitabı olarak kullanılmıştır. University of Penisylvania Wharton School of Business Executive Education Programı kapsamında CEO ve kıdemli yöneticilere sürdürülebilir ekonomi de işletme yönetimi dersleri vermektedir.


     

    “Jeremy Rifkin, İşbirlikçi Ortak Alanlar’ın, İnternet platformu üzerinde ve bireyler arasında gerçekleşen ekonomik ve sosyal faaliyetlerin enerji, lojistik ve imalat boyutuna taşınmasıyla birlikte endüstriyel kapitalizmi nasıl saf dışı bırakacağını, heyecanlı ve pozitif bir bakış açısıyla anlatıyor. Aynı teknolojinin, toplumu kontrol etmede de kullanılacağı endişesini taşıyan en kuşkucu okurlar bile Rifkin’in ortaya koyduğu vizyonu heyecan ve ilham verici bulacaktır.”

    Yochai Benkler, Harvard Hukuk Fakültesi

     

    “Bu soluk kesici kitap, günümüzün en çarpıcı teknolojik trendlerini komün yapısından kapitalizme ve oradan tekrar geriye dönen beş yüz yıllık bir süreç içinde ele alıyor. Rifkin, bizi, yeni bir ekonomik düzenin eşiğine götüren entelektüel bir yolculuğa çıkarıyor.”

    Kevin Werbach, Wharton School

     

    “Kitap, Jeremy Rifkin’in teknolojik trendlerin geleceğini öngörmek anlamında çok büyük bir üstat olduğunu ispatlıyor. Rifkin, kitapta geleceğe dair usta işi bir tablo çiziyor. Teknolojinin geleceğine dair sorusu olan herkesin, bu kitabı okumasını öneririm.”

    Calestous Juma, Harvard Üniversitesi

     

    “Herkesin her şeyi yapabilecek donanıma sahip olmasının sonuçlarını kapsamlı bir şekilde anlatan bir kitap.”

    Neil Gershenfels, MIT Bits and Atoms Merkezi Direktörü

  • Geleceği Üretenler

    Teknoloji ne kadar güçlenmiş ve etki alanını genişletmiş olabilir?

    Enformasyon çağı yeni bir sanayi devrimine mi dönüşüyor?

    İyi bir fikirle dünyayı değiştirebilir misiniz?

    KoçSistem’in katkılarıyla Türkçeye kazandırılan Geleceği Üretenler (Makers) kitabı, teknolojiyle olan ilişkinize yeni anlamlar yüklüyor!

    KoçSistem olarak, iş dünyasına rehberlik eden kitap dizisine bir yenisini daha ekliyor, teknolojinin gücü ile üretim süreçlerinde yaşanan değişimleri “yeni bir sanayi devrimi” olarak açıklayan Geleceği Üretenler (Makers) kitabını Türkçeye kazandırarak beğeninize sunuyoruz.

    Wired dergisinin genel yayın yönetmeni Chris Anderson tarafından yazılan Geleceği Üretenler kitabı, enformasyon çağının yeni bir sanayi devrimine doğru gittiğini belirterek iş dünyasını gelmekte olan bu yeni döneme hazırlıyor.

    Anderson kitabında, mucitlik ile girişimcilik arasındaki yolun çok kısaldığını vurgularken; bilgisayarda tasarlanmış bir ürünün evlerimizde üretilebileceğini, kitlelerin beğenisine sunulup yeni fikirlerle zenginleştirilebileceğini ve hatta dünyanın her noktasına ulaşabilecek bir satış ağı kurulabileceğini de müjdeliyor.

    Kitap, aynı zamanda; açık kaynak kodlu tasarım ve 3D baskı sistemlerinin, günümüz girişimcilerine sunduğu imkânlarla kitlesel üretimin karşısına ciddi bir alternatif olarak çıktığına ve kişiselleştirilebilir bir dünya yarattığına işaret ediyor.

    Bit’ler dünyasındaki yaratıcılık, atomlar dünyasında ürüne nasıl mı dönüşüyor? İcat ve üretim araçlarını demokratikleştiği yeni dünyayı keşfe, geleceğe doğru yolculuk etmeye hazır mısınız?

     

    Yazar Hakkında: 

    CHRIS ANDERSON,
    Wired dergisinin genel yayın yönetmenidir. Defalarca Ulusal Dergicilik Ödülleri’nde aday gösterilmiş, 2005, 2007 ve 2009 yıllarında Genel Mükemmellik alanında en büyük ödüle layık görülmüştür. Anderson, hızla büyüyen bir şirket olan ve havacılık robotları ve kendin-yap tarzı insansız hava araçları üreten 3D Robotics’in kurucu ortaklarındandır. Anderson ayrıca
    New York Times’ın çok satan kitaplar listesinde yer alan
    The Long Tail and Free: The Future of a Radical Price adlı kitabın da yazarıdır. SanFrancisco’da yaşamaktadır.


     

    “Chris, neyin üretileceğine üretim araçlarının sahiplerinin karar verdiğini çok iyi anlamış. Artık o araçların sahibi sizsiniz. Bu kitap, hayatınızı      değiştirecek. Kitabı ister okuyun ister okumayın ama tavsiyem, bu trendeki yerinizi erkenden almanızdır.”

    Seth Godin, Takım Oyunu ve Mor İnek adlı çok satan kitapların yazarı

     

    “Bir sonraki teknoloji devrimine vizyoner bir bakış. Gelecekte bizleri neyin beklediğini merak ediyorsanız, bu kitapla işe başlayabilirsiniz.”   

    Tom Rath, Strengthsfinder 2.0 kitabının yazarı

      

    “Bilgisayar yazılımlarının bütün sektörleri darmaduman edişine hayretle bakanlara sesleniyorum. Kemerlerinizi bağlayın. O dalga çok yakında size de vuracak.”

    Eric Ries, Yalın Yeni Girişim kitabının yazarı

     

    “İcat etmenin geleceğini biçimlendiren dönüşüm sürecini anlamak için mutlaka okunması gereken bir kitap.”

     Dan Ariely, Akıldışının Mantığı ve Akıldışı ama Öngörülebilir adlı kitapların yazarı

     

  • Bolluk Çağı

    Gelecek Çok Daha Güzel Olacak!

    Savaşlar, doğal felaketler, artan işsizlik oranları, terör saldırıları, ekonomik sorunlar, milyonlarca insanın açlık sınırında yaşaması ve yok olan doğal kaynaklar…

    Bu tablo karşısında, kaçımız dünyanın geleceği adına karamsarlığa düşmüyoruz ki! Üstelik potansiyel tehlikelerin sürekli farkında olacak şekilde biçimlenmiş olan beynimiz, olayları iyi tarafından görme yeteneğimize ket vurup da bizi hep bir mücadele içine sokarken…

    Bolluk Çağı madalyonu ters çevirerek gelişimin iyi yanına dair yüzümüzü gülümseten bir öykü sunuyor ve günümüz gerçekliğine farklı açıdan bakmamızı sağlıyor!

    Farklı iş modelleri geliştiren, yeni bakış açıları kazandıran ve dünyada ses getiren kitapları Türkçeye kazandıran KoçSistem olarak, bu yıl dünyanın geleceğine yönelik karamsar senaryoları bozarak “Gelecek Çok Daha Güzel Olacak” diyen Bolluk Çağı kitabını Türk okuyucunun beğenisine sunduk.

    Bolluk Çağı, olumsuz gelişmelere dokunarak, her birinin çözümü adına yapılabilecekleri ve insanlığın hizmetine sunulabilecek yeni olanakları kurgudan öte gerçekçi bir üslupla kaleme alıyor;
    teknoloji ve inovasyon ile geleceğin bolluk düzeninin nasıl kurulacağını somut örneklerle açıklıyor.

    Bolluk Çağı’nın yazarları olan Peter H. Diamandis ve Steven Kotler, dünyanın geleceği adına yaratılan tüm kötü senaryolara, “Geleceği öngörmenin en iyi yolu, onu kendimizin yaratmasıdır. İnovasyon ise bolluğa giden yolda en önemli güçtür” yanıtını veriyor ve dünyanın önde gelen bilim insanlarıyla hayal bile edilemeyen gerçekleri gün yüzüne çıkarıyor.

    KoçSistem olarak küresel bolluk düzenini kurmak üzere ezber bozan görüşler ortaya koyan bu değerli eseri Türkçeye kazandırmış olmaktan mutluluk duyuyoruz.

     

    Yazarlar Hakkında

    Peter H. Diamandis; X PRIZE Vakfı’nın Başkanı ve CEO’su, Singularity Üniversitesi’nin kurucu ortağı ve Başkanı, International Space Üniversitesi’nin ise kurucu ortağıdır. 10’un üzerinde uzay ve ileri teknoloji şirketinin kurucusu olan Diamandis, Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunudur ve MIT’de moleküler biyoloji ve uzay mühendisliği eğitimleri almıştır.

     Steven Kotler; ödüllü bir gazetecidir. A Small Furry Prayer, West of Jesus ve The Angle Quickest for Flight kitaplarının yazarıdır. Aralarında; The New York Times Magazine, Wired Discover, Popular Science, GQ ve Outside’ın da bulunduğu 60’tan fazla yayında yazıları yayınlanmış olan Kotler,PsychologyToday.com bloğunda düzenli olarak yazmaktadır.

     

     


     

    “Artan nüfus, gıda, su, enerji, eğitim, sağlık ve özgürlük gibi dünyanın içinde bulunduğu en önemli sorunlara ilişkin pratik çözümleri adresleyen kitap, gelecek için bir manifestodur!”

    The Wall Street Journal

     

    “Geleceğimiz Diamandis gibi iyimserlere bağlı, hatta Bolluk Çağı’yla en kötümser okuyucu bile kendini daha az karamsar hissedecek.”

    NewYork Times Book Review

     

    “Mutlaka okunması gereken bu muhteşem kitap, kıtlığın yerine gelecekte bolluk çağının yaşanmasını sağlayacak kilit adımları sunarken, kötümserliğin de panzehri oluyor.”

     Ray Kurzweil / Mucit, Yazar, Fütürist
  • Penguen ve Leviathan


    İnsanların evrensel olarak ve doğuştan bireyci olduğu ne kadar doğru?Bu varsayıma göre biçimlendirilmiş olan iş modellerimizin, cezalandırıcı hukuk sistemlerimizin ve eğitimden çevre düzenlemelerine kadar piyasaya dayalı yaklaşımlarımızın yaşam gücü nedir?Ne oldu da kişisel çıkarlar, insanların, toplumun iyiliğine hizmet edecek davranışlara yöneldiği pazarlara dönüştü?Harward üniversitesi Girişim Hukuku profesörü Yochai Benkler’in, işbirliğinin gücünü ve yeni normale adapte olmaya çalışan iş dünyası adına yarattığı fırsatları, çarpıcı örneklerle ortaya koyduğu kitabı; “Penguen ve Leviathan” KoçSistem’in katkıları ile Türkiye’de!Bilgi teknolojileri ve iletişim sektörünün öncü şirketlerinden KoçSistem, 1995 yılından bugüne çalışmalarını sürdürdüğü KoçSistem Yayınları kapsamında; liderlik, pazarlama, teknoloji, iletişim gibi farklı uzmanlık konularında yazılan ve yayınlandığı ülkelerde yoğun ilgi gören kitapları Türkçeye kazandırmaya ve şirketleri başarıya ulaştıracak farklı iş modellerinin anlatıldığı kitaplarla seriyi zenginleştirmeye devam ediyor.

    2010 yılında, dünyada büyük ses getiren iş modeli Crowdsourcing”in anlatıldığı “Crowdsourcing: Kalabalıkların Gücü Bir İşe Nasıl Şekil Verebilir”, 2011 yılında ise bulut bilişim hakkında yazılan en değerli kaynaklar arasında gösterilen “Bulut Bilişim için Yönetim Stratejileri” kitaplarının ardından KoçSistem, son olarak, Yochai Benkler’in, işbirliğinin gücünü ve yeni normale adapte olmaya çalışan iş dünyası adına yarattığı fırsatları kaleme aldığı kitabı “Penguen ve Leviathan”ı Türk okuru ile buluşturdu.

    Dünyada sekiz dilde yayımlanan ve iş dünyasının rehber kitapları arasında gösterilen “Penguen ve Leviathan” toplumsal hayatta pek çok ahlaki davranışın temelini oluşturan “işbirliği” kavramının görünmeyen yüzüne ışık tutuyor ve bu yeni iş modelini fark yaratmak isteyen şirketlerin hizmetine sunuyor.

    İnternetin yol açtığı dönüşümlerin, her geçen gün daha çok sayıda şirketi, verimliliğin yanı sıra öğrenme ve inovasyona yönlendirme sürecini işbirliği modeli üzerinden ilginç örneklerle ortaya koyan “Penguen ve Leviathan” kitabının, Türk iş dünyasına farklı bakış açıları kazandırmasını ve tüm okurlara ilham vermesini dileriz.

     

    Yazar Hakkında:
    Wealth oh Networks (Ağların Zenginliği) adlı kitabıyla adını duyurmuş olan Yochai Benkler, Harvard Üniversitesi’nde Girişim Hukuku profesörü olarak görev yapmaktadır.

    Benkler; 1990’lı yıllardan bu yana işbirliğinin enformasyon teknolojisi, iş hayatı, toplum ve kültür gibi alanlardaki rolü konusunda araştırma yapan dünyanın önde gelen araştırmacılarından biridir. Çalışmaları, The Economist, Wall Street Journal, New York Times ve Time gibi yayınlarda yer almıştır.

     


     

    “Yochai Benkler internetin toplum üzerindeki etkileri konusunda sahip olduğumuz en akıllı düşünürdür. Penguen ve Leviathan’da geniş, gevşek ve özgür işbirliklerinin çalışma hakkındaki düşüncelerimizi nasıl dönüşüme uğrattığını ve bununla birbirimize neler kattığımızı sergiliyor.”

    CLAY AHIRKY, (Herkes Örgüt adlı kitabın yazarı)

     

     

    “Benkler bu kitabında her sayfada hakikati dile getiriyor; insan doğasına ilişkin uzun süredir sebepsiz yere reddettiğimiz daha geniş bir vizyonu gözler önüne seriyor.”

    TIM WU, (The Master Switch adlı kitabın yazarı ve Colimbia Hukuk Fakültesi profesörü)

     

     

     

  • Crowdsourcing

    Crowdsourcing nedir, kimlerden oluşur, neden bu kadar etkilidir, nasıl kullanılır, kullanıldığında kimlere milyon dolarlar kazandırır, kimlere itibar… Kalabalıkların gücünün bugüne kadar kimlere neler kazandırdığını öğrenmek için bu kitabı mutlaka okuyun…

    Değerli Okuyucular,

    KoçSistem Yayınları olarak bugüne kadar iş dünyasına katkıda bulunacak, yeni vizyonlar kazandıracak farklı konu başlıklarında kitapları Türk okuyucusuyla buluşturmayı başardık. Sadece bilgi ve iletişim teknolojileri sektöründe değil, dünya sahnesinde beliren her yeniliği, hem kalabalıkların sesine kulak veren hem de müşteri odaklı yaklaşımıyla sunan ve fark yaratmayı bir sorumluluk gören KoçSistem olarak, şimdi de Türk iş dünyasına farklı bir bakış açısı getirecek ve çalışma stratejilerini etkileyebilecek “Crowdsoursing: Kalabalıkların Gücü Bir İşe Nasıl Şekil Verebilir?” kitabını okuyucusuyla buluşturuyoruz. İş dünyasının odağında artık Jeff Howe’un isim babalığını yaptığı yepyeni bir fenomen var: “Crowdsourcing”; kalabalığın gücü… Bu iş modelinde; İşi, bir firmanın yapabileceğinden çok daha verimli bir şekilde örgütleyen online topluluklar, geleneksel işgücünü alt üst ediyor ve yepyeni oluşumların önünü açıyor. İfade edebildiklerinden çok daha fazla ve karmaşık yeteneklere sahip insanlar, vazgeçilmez sosyal doğalarını sermayeye çeviriyorlar. Girişimcileri, sanatçıları, tasarımcıları ve tüm hobi sahiplerini de hafife alınmayacak avantajlarla donatan bu yeni olgunun dinamikleri, Türkiye’de ilk defa KoçSistem Yayınları serisinde, “Crowdsourcing” kitabında açıklanıyor.

    Crowdsourcing, bir iktisatçının, bir yönetim danışmanının veya bir pazarlama gurusunun ürünü değil; sevdikleri şeyleri özellikle başkalarıyla birlikte yapmaktan hoşlanan binlerce insanın plansız eylemlerinin ürünü. İnternetin, insanları birbirinden ayırdığını söyleyen felaket öngörüsüne bir antitez. Din, dil, ırk ayrımını ortadan kaldıran, düşünebileceğiniz her coğrafyadan düşünebileceğiniz her türlü insanın görülmemiş seviyelerde yaptığı bir işbirliği ve geleneksel üretim biçimini ortadan kaldırmaya kararlı bir Ar-Ge ordusu…

    Crowdsoucing için “İş alanımın ölümünün belgeselidir” diyen Howe, bu kelime ile bir zamanlar profesyonellere özgü işleri başararak, geleneksel işgücünün yerini alan kalabalıkları ifade ediyor. Tüm dünyada hız kazanan bu model biraz boş zamanı, öğrenme isteği ve internet bağlantısı olan herkesin ekonomik üretkenliğe katkıda bulunmasına izin veriyor.

    Peki kimler crowdsourcing’i kullanıyor ya da kalabalıklar, global firmaların üretim biçimine nasıl dahil oluyor; daha doğrusu onlar adına nasıl çalışıyor?

    Wired dergisinin editörü olan ve Time, Washington Post gibi yayınlara yazılar yazan Jeff Howe, kitabında zeka dolu analizlerde bulunarak, bu yeni platformda yer almak isteyen herkesi azımsanmayacak avantajlarla donatıyor. Howe’un çarpıcı fikirlerine kulak veren herkes bu mucizenin bir parçası olmaya çalışıyor ve crowdsourcing modeli; iş dünyasından siyasete, medyadan finansa, bilimden mühendisliğe, sanattan eğlence üretimine kadar her sektörde kullanılıyor. Geleneksel işgücünü altüst eden bu yeni oluşum sadece dev şirketlerin değil, biraz boş zamanı, öğrenme isteği ve internet bağlantısı olan herkesin ekonomik üretkenliğe katkıda bulunmasına izin veriyor.

    Crowdsourcing’deki anahtar cümlelerden biri; insanların bir işi maddi karşılık için yapmaması. İnsanlar benzerleriyle aynı ortamda bulunmaktan, geri bildirim almaktan dolayı mutlular ve bu yeni medyayı, içerik yarattıkları interneti, seviyorlar.

    Jeff Howe’a göre Crowdsourcing “inovasyon toplulukları”nı da oluşturuyor. Bu topluluklar, “çalıştıkları” şirketlere büyük üstünlük sağlıyorlar; işi, bir firmanın yapabileceğinden çok daha verimli bir şekilde örgütlüyor ve gerçekleştirebiliyorlar. Firma bunlar için herhangi bir şey ödemek zorunda değil. Bu yöntemle, inovasyonun işlem maliyetleri de en alt seviyede. Howe ayrıca; ideal topluluğun özelliklerinden, crowdsourcing’in dünyanın en büyük şirketlerine içerik oluşturmasına, şirketlere sağladığı maliyet avantajından küreselleşme ve dışkaynak hizmetlerine etkisine ve son olarak geleceğin kalabalıklarına kadar merak edilen pek çok konuya açıklık getirmeyi başarıyor.

    Basit ve akıcı bir dile sahip olan kitap soluksuz okunuyor. Her sayfasında insanı etkileyen başka bir bilgi, gelenekseli yıkan farklı bir yaklaşım var. Küresel ekonomik krizle ortaya çıkan yeni normalde başarıya ulaşmak isteyen firmaların Crowdsourcing’i başucu kitapları arasında tutacaklarına inanıyoruz.

     

    Keyifli okumalar…

  • Bulut Bilişim İçin Yönetim Stratejileri

    “Bilişimin en büyük oyun değiştiricisi devreye giriyor: Buluttan yağacak dijital hizmetlerin büyüleyici çeşitliliği ve derinliğine hazır mısınız?”

    Değerli Okuyucularımız,

    Dünyada bilgi teknolojilerinin yapısı her on yılda bir gerçekleşen bir mega dalga ile değişiyor ve dünyayı da değiştiriyor. Diğer taraftan dünya ekonomileri yeni normal denilen düzene alışmaya çalışıyor. KoçSistem olarak hep söylediğimiz gibi; iş dünyasının oyuncuları yeni normalin vahşi rekabet koşullarına ayak uydurmak, ortaya çıkan fırsatları değerlendirmek ve ezber bozan oyuna hızla adapte olmak için teknolojiyi en önemli araç olarak görüyor. Hayatta kalmak için “Değişim”in kaçınılmaz olduğu aşikar.

    Öyleyse?

    Bilgi teknolojilerinin yeni mega dalgası, şimdiki on yılın starı seçildi bile… Pek çok teknoloji düşünürü, “Bulut Bilişim” dedi ve bu terim, yeni on yılın mega dalgası olarak literatüre girdi. Peki, 2010’un en fazla konuşulan konuları arasında yer alan ve bu yıl da tartışılacak olan web’in bu büyük dalgasının, mevcut iş süreçlerine önemli değişiklikler getireceği gerçeğine siz ne kadar hazırsınız?

     

    Bulutun arkasındaki fırsatları görebildiniz mi?

    Bulut Bilişim, PC devriminin 27 yıl önce başlattığını tamamlamaya, müşteri ve sunucu arasında, daha önce mümkün olmayan eşit bir ilişki yaratmaya geldi. Bulut kullanıcısı, ister bir birey, ister bir şirket olsun, internet üzerinden çok ucuza, bir bilgi işlem altyapısı kiralayarak daha önce yapamadıkları işleri hızla yapabiliyor.

    Daha yoğun bir dijital kültüre doğru bu engellenemez değişim karşısında şirketlerin nasıl konumlanacağını bilmeleri, bugünün en akıllıca iş hamleleri arasında gösteriliyor. Buluttaki gelişmelerden haberdar olmak ve olası dönüşümün nasıl olacağını kavramak, yeni çağda ayakta kalma stratejilerinin başında geliyor.

    Bu nedenle…

    Web dünyasının otoritelerinden InformationWeek editörü Charles Babcock’un, kaleme aldığı “Bulut Bilişim İçin Yönetim Stratejileri” kitabı KoçSistem Yayınları ile Türkiye’de.

     

    Böylesine yalınlaştırılmış bir işletim sisteminin altyapı planlamasını ve getireceği fırsatları ele alan “Bulut Bilişim İçin Yönetim Stratejileri kitabı”, bu sürece dahil olmak isteyenlerin kılavuzu olacak bilgiler içeriyor. Kitap, ayrıca bulut bilişimin gücüyle şirketlere yeni bir iş stratejisi geliştirmelerini sağlayacak araçları tanıtıyor.

     

    Neden KoçSistem…

    Çünkü:

    Dünya sahnesinde beliren her yeniliği takip eden ve Türk iş dünyasıyla buluşturan KoçSistem uzun zamandır “Bulut Bilişim” konusunda yoğun çalışmalar yürütüyor:

    • Müşterilerini bulut bilişimin getirdiği yenilik ve fırsatlara hazırlıyor.
    • Müşterilerine kendi özel bulutlarını inşa etme imkanı sunuyor.
    • Kendi bulutunu kiralamak isteyenlere de hayal ettikleri bulut servislerini KoçSistem altyapısı üzerinden oluşturuyor.

    Sonuç mu?

    Gücümüzü sizlerin hayal gücünden almaya devam ediyor ve web dünyasının bu yeni oyuncusunun, dünyada referans kabul edilen “Bulut Bilişim İçin Yönetim Stratejileri’ kitabını Türk okuyucularının beğenisine sunuyoruz.

     

    Tüm okurlarımıza ilham vermesi dileğiyle…

     



Size Nasıl Yardımcı Olabiliriz?






Site İçinde Arama